Kompozit doku nakli, birden fazla doku türünü (deri, kas, kemik, damar, sinir gibi) birlikte içeren ve genellikle mikrocerrahi tekniklerle uygulanan ileri düzey bir transplantasyon yöntemidir. En yaygın uygulama alanları yüz, kol ve el nakilleridir.
Bu işlem, konvansiyonel rekonstrüktif cerrahilerle onarılamayan ciddi doku kayıplarında tercih edilir. Nakledilen doku, bağışçıdan alınarak damar ve sinir bağlantıları alıcıya uyumlu şekilde yeniden oluşturulur. Bu sayede hem estetik hem fonksiyonel bütünlük sağlanabilir.
Kompozit doku nakli, canlılığın korunması ve hareket-duyu yetilerinin geri kazanılması açısından yüksek teknik hassasiyet gerektirir. Alıcı hastaya yaşam boyu bağışıklık baskılayıcı (immünsüpresif) tedavi uygulanması zorunludur; bu da dikkatli izlem ve disiplinli bakım gerektirir.
Başarılı nakillerle, hastaların sadece fiziksel görünümleri değil, sosyal ve psikolojik uyumları da olumlu yönde etkilenir. Kompozit doku nakli, rekonstrüktif cerrahinin en ileri uygulamalarından biri olup, multidisipliner ekip çalışmasıyla yürütülür.
|
Bilmeniz Gerekenler |
Bilgi |
|
Tanım |
Kompozit doku nakli, bir kişiden alınan birden fazla doku (cilt, kas, sinir, kemik, damar gibi) içeren yapının bir başka kişiye mikrocerrahi ile nakledilmesi işlemidir. En sık uygulanan türleri yüz ve kol naklidir. |
|
Amacı |
Travma, yanık, tümör veya doğuştan anomaliler sonucu kaybedilen kompleks yapıların (yüz, el, kol vb.) estetik ve fonksiyonel olarak yeniden kazandırılması; yaşam kalitesini ve sosyal uyumu artırmak. |
|
Uygulama Alanları |
Yüz nakli, kol/dirsek/el nakli, bacak nakli (nadir), larinks ve abdominal duvar nakli gibi yüksek kompleksliğe sahip durumlar. |
|
İçerdiği Dokular |
Cilt, kas, kemik, sinir, tendon, damar, bağ dokusu — hepsi bir arada (kompozit) şekilde nakledilir. |
|
Anestezi Türü |
Tamamı genel anestezi altında gerçekleştirilir. |
|
Operasyon Süresi |
İşlemin kapsamına göre 12–24 saat veya daha uzun sürebilir. Ekip çalışması gerektirir (multidisipliner). |
|
İyileşme Süreci |
Yoğun bakım süreci dahil olmak üzere hastanede kalış 2–4 hafta olabilir. Tam iyileşme ve fonksiyonel geri dönüş süreci 1 yıl veya daha uzun sürebilir. Rehabilitasyon uzun solukludur. |
|
Risk ve Komplikasyonlar |
Red reaksiyonu (akut/kronik), enfeksiyon, tromboz, doku kaybı, uzun süreli immünosupresif ilaç kullanımı nedeniyle enfeksiyon ve organ toksisitesi, psikolojik adaptasyon sorunları. |
|
Kalıcılık Süresi |
Başarılı nakiller sonrası yapı ve fonksiyon kalıcı olabilir; ancak red riskine karşı ömür boyu takip ve ilaç tedavisi gereklidir. |
|
Uygunluk Kriterleri |
Travma, tümör veya doğuştan sebeplerle el/yüz gibi kompleks dokularını kaybetmiş, immün sistem açısından uygun, psikolojik ve sosyal destek altyapısı olan, etik ve yasal onay süreçlerinden geçmiş bireyler. |
|
Öncesi Hazırlık |
Detaylı fiziksel ve psikolojik değerlendirme, doku uyumu testleri, HLA eşleşmesi, immünolojik taramalar, organ nakil kurul onayı, multidisipliner medikal kurul değerlendirmesi. |
|
Sonrası Bakım |
Ömür boyu immünosupresif tedavi, düzenli laboratuvar testleri, red belirtisi takibi, psikolojik destek, fizik tedavi ve rehabilitasyon, estetik ve fonksiyonel değerlendirme. |
|
Alternatif Uygulamalar |
Protez uygulamaları (mekanik el, yüz maskesi vb.), lokal veya serbest doku flepleri ile onarım; ancak kompozit doku nakli kadar fonksiyonel ve estetik bütünlük sağlayamaz. |
|
Değerlendirme Süreci |
Alıcının genel sağlık durumu, bağışıklık sistemi uyumu, travmanın derecesi, fonksiyonel beklentiler, psikososyal destek yapısı ve etik onaylar doğrultusunda uzun değerlendirme süreci sonunda nakil kararı alınır. |
Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı
Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Devamını GörüntüleRekonstrüktif cerrahinin günümüzde en son ulaştığı noktalardan biri kompozit doku nakilleridir. Bu kapsama ekstremite nakilleri denilen kol ve bacak nakilleri, yüz ve saçlı deri, rahim , kas, sinir ve tendon nakilleri gibi dokuların beyin ölümü gerçekleşmiş kadavradan canlı hastaya nakil edilmesidir. Bu taşınan dokuların cerrahisinde ana teknik mikrocerrahi uygulamaların kullanılmasıdır. Bu ameliyatlar cerrahi teknik olarak oldukça zor ameliyatlar olmasının yanında ameliyat sonrası dönemde de hasta için ömür boyu uyması gereken bazı önemli tıbbi uygulamaları kapsamaktadır. Sonuçta nakil edilen doku alıcı vücuda yabancıdır ve onu reddetmek için alıcının bağışıklık sistemi bu dokularla savaşır. Eğer bu bağışıklık sistemi baskılanmaz ise vücut nakil edilen bu organı reddederek kaybına yol açar. Bu nedenle aynı kalp, böbrek, karaciğer nakledilmiş hastaların aldığı bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları bu hastalarda almak zorundadır. Ancak bu ilaçlar hiç masum değildir ve ilerde kanser yapma, hayatı tehdit eden fırsatçı enfeksiyonlara yol açma gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle karaciğer ve böbrek gibi hayat için elzem olmayan yüz, ekstremite nakli gibi ameliyatlar -ki bunlar hastanın fonksiyonlarını artırmak ve estetik kazanç sağlamak içindir, uygulanmadan önce hastalar çok detaylı araştırmadan geçirilmelidir.
Ülkemizde Sağlık Bakanlığı bu ameliyatların hangi şartlarda nerelerde ve kimler tarafından yapılacağını yönergelerle belirlemiştir. Benim düşüncene göre özellikle ameliyat olacak hastaların seçimi çağın gereklerine uygun olarak değişebileceğini düşünmeme rağmen diğer konular bu yönergede nettir. Şu anda ülkemizde bu ameliyatları yapacak Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış içerisinde Hacettepe Üniversitesinin de bulunduğu dört merkez vardır. Ve bu merkezlerde bu ameliyatları yapma yetisinin Sağlık Bakanlığı tarafından onanmış içinde benimde bulunduğum Plastik Cerrahlar vardır. Size prosedürden bahsedersem ilk olarak hasta uzuv veya yüz nakli için ruhsatlı üniversitenin Kompozit Doku nakil Merkezine başvurur. Burada ilk ön elemeden geçirilerek aşağıda linkini vermiş olduğum Sağlık Bakanlığı Kompozit Doku Nakli Yönetmeliğine bağlı olarak çıkarılan endikasyon listesine uyup uymadığı değerlendirilir. Daha sonra hasta gerekli psikiyatrik, dahili, nefroloji, anestezi, göz, kulak burun boğaz, ortopedi, nöroloji ve hastaya göre eklenecek bir kaç konsültan hekim tarafından ameliyat öncesi bu büyük ameliyata uygun bir ruh ve vücut sağlığının olup olmadığı değerlendirilir. Bu konsültasyonlar bittikten sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yeterliliği onanmış ve bu ameliyatların yapılıp yapılmamasına izin verecek Kompozit Doku Nakil Konseyine hasta çıkartılır. Eğer buradan hasta bu ameliyatlar için adaydır kararını alırsa hastanın tüm kimlik ve sağlık bilgileri Sağlık Bakanlığı Organ ve Doku Nakli merkezine bildirilir. Bir doku bağışçısı çıktığı zaman bu merkez tarafından üniversite kompozit doku merkezine bildirilir ve bu merkez kabul ederse cerrahi ve tıbbi süreç başlar. Ameliyatlar bittikten sonra ameliyatın detayları ve sonuçları geç dönemde Sağlık Bakanlığına gönderilerek bu girişimin denetlenmesi sağlanır.
Yüz Nakli Operasyonları
Üniversitemiz hastanemizde benim başkanlığımda Dünyanın 3. tam yüz nakli, Türkiye’nin 2. ve tüm kısmi ve tam yüz nakilleri içerisinde dünyada 22. Yüz naklini gerçekleştirdik. Yapmış olduğumuz ameliyat sonrası erken fizyoterapi metodlarıyla bu hastamızda çok erken dönemde mimik kas hareketlerini sağladık. Çünkü yüz nakilleri fonksiyonel kazanç yanında en çok başarılmak istenen estetik sonuç olarak en üst düzeyde sonuç almaktır. Şu ana kadar yapılmış yüz nakillerinde en sık karşılaşılan sorun hastanın mimik kaslarını çalıştıramadığından dolayı hastada maske yüz şeklinde hareketsiz bir yüz sağlanmasıdır. Bu durum hastanın travmasının ciddiyetine bağlı olabileceği gibi cerrahi teknikle de alakalı olabilmektedir. Bizim düşüncemize göre yapmış olduğumuz yüz naklinin ulaştığı mimik kaslarının çalışması ile ilgili fonksiyonel sonuç dünyada da nadir saptanabilen bir sonuçtur.
Yüz nakli hastamız ile birlikte yine benim başkanlığımda dünyanın ilk çift kol ve bacak nakli gerçekleştirildi. Bu ameliyatta cerrahi olarak başarılı olmamıza rağmen hastamızda gelişen bazı ciddi tıbbi sorunlarla ameliyat sonrası 4. Günde hastamızı kayıp ettik. Ancak bu ameliyat tıp literatürüne dünyanın aynı anda yapılan ilk kol ve bacak nakli olarak yerini aldı.
Son hastamızda bizi çok üzen sonuçtan da anlaşılacağı üzere özellikle uzuv nakilleri bir kalp ameliyat vb. ciddi bir ameliyat gibi içerisinde ölüm riskini de içeren girişimlerdir. Bu nedenle hastalara hem Sağlık Bakanlığı’nın istediği onam formu yanında Hacettepe Üniversitesi Kompozit Doku Nakil Merkezinin hazırladığı onam formları da imzalatılmakda ve bu formlar içinde hastanın cerrahi sırası ve sonrasında aldığı ölüm dahil tüm riskler, ameliyat başarılı olursa ömür boyu alacağı ilaçların yan etkilerini de kapsayan geniş bir döküman okutulup açıklanmakta ve şahitler önünde imzalanmaktadır. Ancak bu ameliyatlar sonucu hem dünyadaki hemde Türkiye deki örneklerde zaman zaman istenmeyen çok üzücü sonuçlarda gözlemlenmesine rağmen çok önemli bir gerçek vardır. bizim gibi iş veya trafik kazası sonucu veya ülkemizde bizleri çok üzen terör saldırıları sonucu gazilerimiz de uzuvlarını kayıp etmelerine veya yüzünde toplum içine çıkışta sosyal fobi oluşturacak tarzda yara ve izlere yol açmaktadır. İşte ilerlemiş tıp ve cerrahi düzeyimizle yapmayı başaracağımız bu kompozit doku nakilleri, bu hastalarımız ve gazilerime sunacağımız ve onları normal yaşama tekrar geri dönmesini sağlayabilecek büyük yardımlardan biri olacaktır. Bu şekilde bu ameliyatlara ihtiyacı olan gazilerimize de şükran borcumuzu bir nebze ödeyebiliriz diye düşünüyorum.
Prof. Dr. Serdar Nasır tarafından Hacettepe Tıp Fakültesi’nde, 2012 yılında Türkiye’nin 2. yüz nakli ile dünyanın şu ana kadar tek olan 4 uzuv nakli gerçekleştirilmiştir. Aşağıda yüz nakli ameliyatı ile ilgili haberleri bulabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kompozit doku nakli, birden fazla doku tipinin (cilt, kas, kemik, damar ve sinir) birlikte başka bir kişiden alınarak mikrocerrahi yöntemlerle nakledilmesi işlemidir. El, yüz ve bacak gibi kompleks yapıların naklini kapsar.
Ağır travma, kanser cerrahisi veya doğuştan yokluk nedeniyle büyük doku kaybı yaşayan bireylerde estetik ve fonksiyonel bütünlüğü yeniden sağlamak amacıyla uygulanır.
Yüz, el, kol, bacak, uterus ve penis gibi hem fonksiyonel hem de estetik açıdan önemli yapılar kompozit doku nakli kapsamında yeniden yapılandırılabilir.
Evet, diğer organ nakillerinde olduğu gibi bağışıklık sistemi yeni dokuyu yabancı olarak algılayabilir. Bu nedenle ömür boyu bağışıklık baskılayıcı (immünsüpresif) ilaçların kullanılması gerekir.
Sinir onarımları başarılı şekilde yapılırsa zamanla his ve hareket fonksiyonları geri kazanılabilir. Bu süreç aylar sürebilir ve yoğun rehabilitasyonla desteklenmelidir.
Uzun ve yoğun bir fizik tedavi süreci gereklidir. Yeni dokuların fonksiyon kazanması için kişiye özel egzersizler ve rehabilitasyon programları uygulanır.
Bu ameliyatlar oldukça karmaşık ve uzundur. El veya yüz nakilleri genellikle 10–20 saat sürebilir ve birden fazla cerrahi ekip eş zamanlı çalışır.
İlk iyileşme süreci yaklaşık 1–2 ay sürer. Ancak tam fonksiyon kazanımı, ilaç dengesinin sağlanması ve psikolojik adaptasyon 1 yılı aşabilir.
Kompozit doku nakilleri kadavra donörlerden yapılır. Kan grubu, doku uyumu ve fiziksel özellikler değerlendirilerek alıcı ile en uygun eşleşme sağlanır.
El veya yüz gibi yapıların yeniden kazandırılmasıyla estetik ve fonksiyonel açıdan büyük bir iyileşme sağlanır. Sosyal hayata dönüş, bağımsızlık ve özgüven belirgin şekilde artar.
