Yağ enjeksiyonu, vücudun belirli bölgelerinden alınan yağ dokusunun saflaştırılarak hacim kazandırmak veya doku kalitesini iyileştirmek amacıyla başka bir bölgeye enjekte edilmesi işlemidir. Estetik ve rekonstrüktif amaçlarla yaygın olarak kullanılan doğal, biyouyumlu bir yöntemdir.
Genellikle karın, bel veya uyluk bölgesinden liposuction tekniğiyle alınan yağ, özel işlemlerden geçirilerek saf hale getirilir. Daha sonra yüz, dudak, el, kalça, göğüs gibi hacim ihtiyacı olan bölgelere ince kanüllerle enjekte edilir. İşlem lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.
Yüz bölgesinde yağ enjeksiyonu; yanaklara, göz altına, nazolabial bölgeye ve çeneye uygulanarak yüz hatları belirginleştirilir, gençleşme sağlanır. Gövde uygulamalarında ise özellikle popo büyütme (BBL) ve meme hacimlendirme amaçlı tercih edilir.
Yağ hücrelerinin bir kısmı zamanla vücut tarafından emilir; bu nedenle sonuçların tam olarak oturması 2–3 ayı bulabilir. Kalıcılık kişiye göre değişir. Enjekte edilen yağın kök hücre açısından zengin olması, cilt kalitesini artırıcı ek bir avantaj sağlar.
|
Bilmeniz Gerekenler |
Bilgi |
|
Tanım |
Yağ enjeksiyonu (lipofilling, lipotransfer), vücudun bir bölgesinden (genellikle karın, bel veya uyluk) alınan yağ dokusunun özel işlemlerle saflaştırılarak başka bir vücut bölgesine hacim kazandırmak, şekil vermek veya gençleştirmek amacıyla enjekte edilmesidir. |
|
Amacı |
Hacim eksikliklerini gidermek, konturları düzeltmek, yüz ve vücut estetiğini iyileştirmek, yara izi ve doku hasarlarını tedavi etmek; doğal ve biyolojik bir dolgu maddesiyle estetik sonuçlar elde etmek. |
|
Uygulama Alanları |
Yüz gençleştirme (yanak, dudak, göz altı, nazolabial bölge), popo büyütme (BBL), meme hacmi artırma, el gençleştirme, yara izleri ve doku çöküklüklerinin düzeltilmesi. |
|
Cerrahi Yöntem |
Liposuction (yağ alma) ile vücuttan yağ alınır, santrifüj veya filtreleme ile saflaştırılır, ardından ince kanüllerle hedef bölgeye enjekte edilir. |
|
Anestezi Türü |
İşleme göre lokal anestezi, sedasyon veya genel anestezi kullanılabilir. |
|
Operasyon Süresi |
İşlem yapılacak alan sayısına bağlı olarak 1–3 saat sürebilir. |
|
İyileşme Süreci |
İşlem sonrası 1–2 hafta içinde şişlik, morluk ve hafif ağrı olabilir. Tam oturmuş sonuçlar genellikle 2–3 ayda belirginleşir. Yağ hacminin bir kısmı zamanla emilebilir. |
|
Risk ve Komplikasyonlar |
Enfeksiyon, asimetri, aşırı emilim, kist oluşumu, yağ nekrozu, yağ embolisi (nadir ve ciddi), düzensiz yüzey görünümü. |
|
Kalıcılık Süresi |
Enjekte edilen yağın %30–70’i kalıcı olabilir. Geri kalan kısım vücut tarafından zamanla emilir. Kalıcılık, teknik ve bireysel faktörlere bağlıdır. |
|
Uygunluk Kriterleri |
Hedef bölgede hacim eksikliği olan, vücudunda yeterli yağ dokusu bulunan, sağlıklı ve cerrahiye uygun bireyler. |
|
Öncesi Hazırlık |
Yağ alınacak ve enjekte edilecek alanların değerlendirilmesi, cilt elastikiyeti analizi, genel sağlık taramaları, kan testleri, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi. |
|
Sonrası Bakım |
Enjekte edilen bölgeye masaj yapılmaz, basınç uygulanmaz; liposuction alanı için korse kullanımı önerilir; şişlik ve morluklar için soğuk uygulama yapılabilir; fiziksel aktiviteler kısıtlanabilir. |
|
Alternatif Uygulamalar |
Hyaluronik asit dolgular (geçici), sentetik implantlar, PRP veya kolajen bazlı enjeksiyonlar; ancak yağ enjeksiyonu doğal, otojen ve biyolojik olarak daha uyumludur. |
|
Değerlendirme Süreci |
Yağ miktarı, hedef bölge hacmi, deri altı doku yapısı ve hasta beklentileri dikkate alınarak kişiye özel enjeksiyon planlaması yapılır. |
Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı
Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Devamını GörüntüleYağ enjeksiyonu bence hem estetik hem rekonstrüktif cerrahide önü açık olan ve şu anda bile çok tatmin edici sonuçlar veren bir uygulamadır.
Çünkü yağ uygulamalarında verilen yağ dokusunda belli oranda kayıp gerçekleşse de tekrarlayan uygulamalarla istenen hacme rahatlıkla ulaşılabilmektedir. Yağ enjeksiyonunun, hyalurinik asit türevi dolgu maddelerinden en önemli farkı vücudumuzun kendi dokusudur ve onu yabancı kabul etme ve yıkıp parçalama gibi bir işleme uğratmaz. Bir kez yerleştirildiği yerde yağ dokusu kabul gördüğünde hastanın yaşamı boyunca orada kalır. Hatta hasta kilo aldıkça bu bölgede hacmini genişletir kilo verince de aksi şekilde hareket eder.
Yüz bölgesinde gençliğin görüntüsü olan kalp şekli ki elmacık kemiklerinin olduğu kısımlar dolgun iken çene ucuna doğru incelen görüntü yaş aldıkça yerini dokuların hem volüm kaybı hem de yüz orta kısımdaki dokuların aşağı doğru yer değiştirmesi ile değişir. Zamanla gençliğin görüntüsü olan bu ters üçgen görüntüsü yerini kare şekline bırakır. İşte cilt dokusunda fazla bir sarkma olmayan bayanda bu yağ enjeksiyonları ile hastaya genç bir görünüm sağlama şansı vardır. Ayrıca enjekte edilen yağın cildi gençleştirici etkisi olduğu bilinmektedir.
Rekonstrüktif cerrahide benim en sık kullandığım hasta grubu meme rekonstrüksiyonu yapılan hastalardır. Bunlarda memenin üst kısmı yapılan ameliyatlara rağmen dolgun bir hal almayabilmektedir. İşte bu bölgeye yapılan bir kaç yağ enjeksiyonu ile istenen estetik sonuca rahatlıkla ulaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yağ enjeksiyonu, vücudun bir bölgesinden alınan yağ dokusunun saflaştırılarak başka bir alana hacim kazandırmak, kontur düzeltmek veya gençleştirme amacıyla enjekte edilmesidir.
Yüz (elmacık, dudak, çene, göz altı), kalça (BBL), göğüs, eller ve yara-çöküntü izleri gibi hacim kaybı olan alanlara uygulanabilir. Hem estetik hem de rekonstrüktif amaçlarla tercih edilir.
Liposuction ile alınan yağ özel yöntemlerle temizlenir ve ince kanüllerle hedef bölgeye enjekte edilir. İşlem lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilebilir.
Enjekte edilen yağın yaklaşık %40–70’i kalıcı olabilir. Kalan kısmı vücut tarafından zamanla emilir. Kalıcılık, uygulama tekniği ve kişinin yaşam tarzına bağlıdır.
Evet, ihtiyaç halinde işlem birkaç ay arayla tekrar edilebilir. Bu durum hem hacim artırımı hem de kontur düzeltmesi açısından avantaj sağlar.
Uygulama bölgesinde hafif şişlik, morluk ve hassasiyet görülebilir. Bu etkiler genellikle 1–2 hafta içinde geçer. Yağın alındığı bölgede de geçici ağrı ve ödem olabilir.
Yüz felci, yanık izleri, radyoterapi sonrası sertleşmiş cilt alanları ve dudak-damak yarığı gibi rekonstrüktif durumlarda doku kalitesini artırmak amacıyla kullanılır.
Hayır, kişinin kendi dokusu kullanıldığı için alerjik reaksiyon riski yoktur. Bu durum işlemi oldukça güvenli kılar.
Evet, yağ dokusunda bulunan kök hücre benzeri hücreler sayesinde uygulanan bölgede cilt daha parlak, canlı ve genç bir görünüm kazanabilir.
Yüz ve vücut hatlarının dengelenmesi, gençleşme etkisi ve izlerin azalması sayesinde kişinin özgüveni artar, kendini daha iyi hissetmesi ve sosyal yaşamda rahatlaması sağlanır.
